• Gazze’de Açlık Artık Bir Kriz Değil, Hayatta Kalma Mücadelesidir

Gazze’de Açlık Artık Bir Kriz Değil, Hayatta Kalma Mücadelesidir


Anne karnındaki bebeklerden yetim çocuklara kadar binlerce insan açlık, susuzluk ve sağlık hizmetlerine erişememe tehlikesiyle karşı karşıya


Dünya gündemi sürekli değişiyor. Yeni savaşlar, siyasi gelişmeler, ekonomik krizler ve günlük tartışmalar birbirini takip ediyor. Ancak gündem değişse de Gazze’de yaşanan açlık, susuzluk ve ölüm gerçeği değişmiyor.


Gazze, bir süredir haber bültenlerinde daha az yer alıyor olabilir. Fakat sahadan gelen bilgiler, yaşanan insani felaketin sona ermediğini; tam tersine özellikle çocuklar, hamile anneler, bebekler, yaşlılar ve anne-babasını kaybetmiş yetimler açısından daha da ağırlaştığını gösteriyor.


Bugün Gazze’de binlerce insan, elinde boş bir tencere veya tabakla saatlerce yemek dağıtılmasını bekliyor. Birçok aile, gün boyunca çocuklarına verecek tek bir lokma bulmakta zorlanıyor. Çocuklar açlıktan zayıflıyor, hastalıklara karşı dirençlerini kaybediyor ve temel besinlere ulaşamadıkları için gelişimleri geri dönülmez biçimde zarar görüyor.


Bu artık yalnızca “gıda eksikliği” olarak açıklanabilecek bir durum değildir.


Bu, insanları yavaş yavaş ölüme sürükleyen ağır bir açlık ve yaşam mücadelesidir.


Anne Karnındaki Bebekler Açlık Nedeniyle Hayatını Kaybediyor


Gazze’de yaşanan açlık, yalnızca dünyaya gelmiş çocukları değil, henüz anne karnındaki bebekleri de tehdit ediyor.


Yeterli gıdaya, temiz suya, vitamine ve sağlık kontrolüne ulaşamayan hamile anneler ağır beslenme yetersizliği, kansızlık, enfeksiyon ve gebelik komplikasyonlarıyla karşı karşıya kalıyor. UNFPA, hamile kadınların kaçırdığı her öğünün düşük, ölü doğum ve yetersiz beslenen bebek riskini artırdığını bildiriyor. Gazze’de her beş bebekten birinin erken veya düşük kilolu doğduğu belirtiliyor. 


Sahadan gelen en ağır haberlerden biri de bazı bebeklerin anne karnında hayatını kaybetmesi ve annelerin, çöken sağlık sistemi nedeniyle zamanında müdahaleye ulaşamamasıdır.


Anne karnında hayatını kaybeden bir bebeğe zamanında tıbbi müdahale yapılamaması; annede ağır enfeksiyon, sepsis, kanama ve hayati tehlikeye yol açabilmektedir. Halk arasında “annenin zehirlenmesi” şeklinde ifade edilen bu durum, aslında annenin tüm vücudunu etkileyebilecek ağır bir enfeksiyon tablosudur.


Yani bugün Gazze’de bazı anneler, yalnızca açlık çekmiyor. Karnındaki bebeğini kaybetme ve ardından kendisinin de hayatını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor.


Bazı bebekler daha dünyaya gözlerini açamadan açlığın kurbanı oluyor. Bazı anneler ise bebeğinin ölümünün ardından gerekli tedaviye ulaşamadığı için ölümle yüz yüze geliyor.


Bu cümleleri yazmak ağırdır. Fakat yaşanan gerçeği gizlemek veya hafifletmek, Gazze’de mücadele eden insanlara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmemek olur.


Çocuklar Açlıktan Ölüyor


Gazze’de açlık artık çocukların sağlığını tehdit etmekle kalmıyor; doğrudan canlarını alıyor.


Dünya Sağlık Örgütü, 5 Eylül 2025 itibarıyla Gazze’de yetersiz beslenme nedeniyle en az 361 kişinin öldüğünü ve bunların 130’unun çocuk olduğunu bildirmişti. UNICEF de ağır biçimde zayıflamış çocukların ve bebeklerin yetersiz beslenmeden hayatını kaybettiğini açıkça duyurdu. 


Güncel öngörülere göre, 2026 yılı içerisinde beş yaşından küçük yaklaşık 101 bin çocuğun akut yetersiz beslenme nedeniyle tedaviye ihtiyaç duyabileceği, bunların 31 binden fazlasının ağır durumda olabileceği belirtiliyor. Aynı dönemde yaklaşık 37 bin hamile ve emziren kadının da akut yetersiz beslenme yaşayabileceği tahmin ediliyor. 


Bu sayılar yalnızca istatistik değildir.


Her sayının arkasında aç uyuyan bir çocuk, sütü kesilen bir anne, evladına yemek bulamadığı için çaresizce bekleyen bir baba ve ailesini kaybetmiş bir yetim vardır.


En Büyük Acıyı Yetim ve Öksüz Çocuklar Yaşıyor


Gazze’de binlerce çocuk annesini, babasını veya her ikisini birden kaybetti.


Bu çocukların bir kısmının başını okşayacak bir annesi, elinden tutacak bir babası, sofrasını hazırlayacak bir yakını kalmadı. Açlık ve susuzlukla tek başına mücadele etmek zorunda kalan yetim ve öksüz çocuklar, yaşanan insani krizin en korunmasız kesimini oluşturuyor.


Bir çocuk, elinde boş bir kapla yemek kuyruğunda bekliyorsa bu yalnızca onun açlığı değildir.


Bu, bütün insanlığın imtihanıdır.


Bir çocuk, “Bugün yemek bulabilecek miyim?” endişesi taşıyorsa hiçbirimizin günlük hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam etme hakkı yoktur.


Özellikle anne ve babasını kaybetmiş çocuklara ulaşmak, onları korumak ve en azından bir öğün sıcak yemekle yanlarında olduğumuzu göstermek hepimizin vicdani sorumluluğudur.


Temiz Suya Ulaşmak da Her Geçen Gün Zorlaşıyor


Gazze’deki su kaynakları, kuyular, arıtma tesisleri ve boru hatları büyük zarar gördü. Elektrik ve yakıt yetersizliği nedeniyle çalışan sistemlerin bir kısmı da düzenli biçimde kullanılamıyor.


UNICEF, Gazze’de yaşayan 1,1 milyon çocuk için suya erişimin her gün yeniden belirsizlik hâline geldiğini bildiriyor. Su, tankerler, sınırlı kuyular ve arıtma tesisleri aracılığıyla ulaştırılmaya çalışılıyor. 


Sahadan, insanların içilebilir su bulamadıkları için tuzlu, kirli veya sağlık açısından tehlikeli kaynaklara yönelmek zorunda kaldıklarına dair ciddi bilgiler geliyor.


Temiz su bulunamadığında insanlar yalnızca susuz kalmıyor. İshal, enfeksiyon, hepatit ve diğer salgın hastalıklar hızla yayılıyor. Açlık nedeniyle bağışıklığı zayıflayan çocuklarda kirli su kaynaklı hastalıklar çok daha ölümcül olabiliyor. UNICEF, yetersiz beslenme ve hastalığın birbirini ağırlaştırarak özellikle küçük çocuklar için ölümcül bir döngü oluşturduğunu vurguluyor. 


Gazze’yi Gündemden Düşürmeyelim


Belki Gazze’yi her gün televizyonlarda görmüyoruz.


Belki sosyal medyada başka başlıklar daha çok konuşuluyor.


Fakat Gazze’de çocuklar hâlâ açlıkla mücadele ediyor. Anneler hâlâ çocuklarına yiyecek bulamıyor. Hamile kadınlar hâlâ yeterli beslenemiyor. Bebekler hâlâ düşük kilolu doğuyor veya daha doğamadan hayatını kaybediyor.


Bir trajedinin daha az konuşulması, sona erdiği anlamına gelmez.


Tam tersine, unutulan her insani kriz daha da ağırlaşır.


Bu nedenle Gazze’yi konuşmaya, anlatmaya ve çevremizdeki insanlara duyurmaya devam etmek zorundayız.


Bir paylaşım basit görülebilir. Fakat bir paylaşım yeni bir bağışçıya, yeni bir bağışçı bir sıcak yemeğe, bir sıcak yemek ise bir çocuğun hayata tutunmasına vesile olabilir.


1.500 Kişilik Sıcak Yemek Çalışmalarımıza Devam Ediyoruz


Isparta İyilikte Yarışanlar olarak Gazze’deki kardeşlerimizi unutmadık ve unutmayacağız.


Bağışçılarımızın desteğiyle, şartlar ve imkânlar elverdiği ölçüde Gazze’de 1.500 kişilik sıcak yemek dağıtımlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.


Çalışmalarımızda özellikle;


Anne ve babasını kaybetmiş yetim ve öksüz çocuklara,


Hamile ve emziren annelere,


Bebekli ailelere,


Yaşlılara,


Engellilere,


Açlık ve yoksulluktan en ağır biçimde etkilenen ailelere



öncelik verilmesi için gayret edeceğiz.


Bu sofralarda yalnızca yemek dağıtılmıyor.


Bir çocuğa “Seni unutmadık”, bir anneye “Yalnız değilsin”, bir aileye “Kardeşleriniz yanınızda” mesajı ulaştırılıyor.


Bir kap sıcak yemek, belki bir çocuğun o gün yiyebildiği tek öğün olacak.


Bir annenin ulaşacağı yemek, karnındaki bebeği için yaşama ümidi olacak.


Bir bağış, anne ve babasını kaybetmiş bir yetimin hayata tutunmasına vesile olacak.


Şimdi Daha Çok Çalışma Zamanı


Yaşanan bu ağır tablo karşısında bize düşen yalnızca üzülmek değildir.


Daha fazla çalışmak, daha fazla insana ulaşmak, daha fazla sofraya sıcak yemek götürmek ve Gazze’yi çevremize anlatmak zorundayız.


Herkes imkânı kadar katkı sağlayabilir.


Az veya çok olması önemli değildir. Çünkü iyilikler birleştiğinde binlerce kişilik sofralara dönüşür.


Bugün yapılacak küçük bir yardım, Gazze’de büyük bir umuda dönüşebilir.


Bugün paylaşılacak bir haber, yarın bir çocuğun yemeğine vesile olabilir.


Bugün gösterilecek bir hassasiyet, bir annenin ve bebeğinin hayata tutunmasına yardımcı olabilir.


Gazze’yi Unutmayalım, Unutturmayalım


Gazze’de açlık sona ermedi.


Susuzluk sona ermedi.


Yetim çocukların çaresizliği sona ermedi.


Hamile annelerin ve bebeklerin yaşadığı tehlike sona ermedi.


Bu nedenle yardımlarımızı, dualarımızı ve duyarlılığımızı da sona erdirmeyeceğiz.


Bağışçılarımızın desteğiyle 1.500 kişilik sıcak yemek çalışmalarımızı sürdürecek, özellikle yetim ve öksüz çocukların yanında olmaya devam edeceğiz.


Siz de destek olarak, bu haberi paylaşarak ve çevrenizdeki insanlara duyurarak bir sofranın kurulmasına vesile olabilirsiniz.


Boş kaplar dolana, çocuklar aç uyumayana ve anneler evlatlarını çaresizlik içinde kaybetmeyene kadar iyiliği büyütmeye devam edeceğiz.


Bir tabak yemek, bir çocuğun hayatı olabilir.


Bir paylaşım, 1.500 kişilik bir sofranın kurulmasına vesile olabilir.


Gazze için şimdi daha fazla çalışma, daha fazla dayanışma ve daha fazla iyilik zamanı.

Yorum Yap

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi

Gazze’de Açlık Artık Bir Kriz Değil, Hayatta Kalma Mücadelesidir

Banka hesap numaralarımızdan bağış/katkı yapmak için
1)Kuveyttürk Bankası
Hesap Adı: ISPARTA İYİLİKTE YARIŞANLAR DERNEĞİ
İban No: TR62 0020 5000 0950 9195 6000 01
Hesap no: 95091956
2) Albarakatürk Bankası
Hesap Adı: ISPARTA İYİLİKTE YARIŞANLAR DERNEĞİ
Iban No: TR38 0020 3000 0778 7685 0000 01
Hesap No: 7787685-1
3) Bir alternatif daha var
Cebimbos Uygulaması
Tüm kredi kartı ve banka kartları için bulunduğunuz yerden, kartınızla, güvenle bağış yapabileceğiniz cebimpos uygulamamız vardır Karttanda çekebiliriz Şimdi cebimpostan hemen bağış için arayınız Telf 0552 2037826
ÖNEMLİ: Genel bağış/Yetimler/Zekat/Fitre/Fidye/İhtiyaç sahiplerine vs şeklinde açıklama mutlaka belirtiniz